Mevcûdiyetin Esasları
Varlığımızın en önce temel gayesi, üremektir. En zaruret prensibi ise, etraflıca ve düzgün doğrultuda aksiyon dâvâsıdır. Şâyet millet, toplumsal olarak iyi bir aksiyon yapmıyor vaziyette bulunuyorsa dâimâ birey, fertler dikkat ediniz kendilerini tenkîd etmektedirler. Kâinatta aksiyon yapmaksızın hiçbir şey vâr olamaz. Yerdeki bir toz zerresi dahî on yıllarca yoldan, yola intikal hâlindedir. Yaşamamız için bedenimiz hareket durumunda anbean çalışmaktadır. Bundan ayrıca olarak S. Hawking’in dediği gibi, biz bir zaman yolcusuyuz. Bugünkü zaman ve devri, meselâ bir sonraki asrın nesline taşırız. Nîçin varız sualine verilebilecek en güzel cevap, üreme zorunluluğudur. Nerede olursanız olun, hangi toplum veyâ millet içinde hayâta tâbi durunuz, fakat küllî hareket etmiyor iseniz, zaman ile yok olursunuz. Zamânın biçim veremeyeceği hiçbir şey yoktur. Zaman ve tabiat ide bir aksiyon olduğundan, eylem ve hareketler olmaksızın ruhsal ve psikolojik sağlık mümkin değildir. Düşünceler herkes için muhteliftir. Nîçin vâr olduğumuza dâir herkes bir teori üretebilir. Fakat hakîkaten âlim ve erbap kişiler dâimî susarlar. Zîra hayâtın kendisi aslında kelîmeler ile ifâde olunamaz. Tanrı mevcûdiyetini, çeşitli bir şekilde ifâde edebilir. Zihniniz, ilham ve mülhem, iç vesvese ve bütün olabilecek her şey bunlara dâhil olup, Tanrı kuvvetinde bir şeyler sizi yönlendirebilirler. Fakat sizlere, biz seni yönlendiriyoruz, demezler. İlâna müsaittir ki artık günümüz teknolojisinde zihniniz okunabiliyor. Dünyânın en mühim şeyi serbestliğe mâlik olmaktır. İnsanoğlu bunu ilerleyen zamanlarda öğrenecektir. Mevcûdiyetimizin esasları olarak bizden mübalağa güçlü bir şeyler var. O hâlde yalnızca ona müdâhil olmayalım, hakîkatidir. Bu îtibar ile bir kişi için dünyânın ihtivâ ettiği yaşama sırrı gizliliktir. Bir millet kendini sürekli olarak tenkîd etmek yerine, çalışmak ve her an bir şeyler katma peşinde, kendi sorun ve mes’eleleriyle alâkalanmalıdır.
KURT